Anadolu'nun en uzağında, gecenin ortasında bir anı vurdu hafızamın kıyısına; talihimin gülümsediği anların birinde "Artık İzdiham ekibindesiniz." mesajıyla koşuşturmuştum çalıştığım kafeden bozma kitapçının içinde. Allah'ım dedim Allah'ım ne güzelmiş serinlik. Heyecanla tonlarca mesaj atmıştım, ne yapmam lazım nasıl yapmam lazım diye. Güç bela sakinleştirmiştin beni (sanırım) Bülent Abi.
23 Nisan 2022
Hasta yatağımdan, dağların ardından almıştım haberini.
Senden geldiğini zannettiğim bir sözü paylaşmıştım "Çünkü senin iyi işler yapacağına inanıyorum Furkan."
Yüz yüze tanışsaydık ne
olurdu, ne derdin, neler yapardık maalesef hiçbir zaman bilemeyeceğim. Az evvel baktım da mail kutusuna ilk mesajlaşmalarımız silinip gitmiş. Benim darlamalarım, senin sitemlerin, yani artık hafızamın müsade ettiği kadar hatırlıyorum seni abi. Elimde pek bir kanıtım kalmadı. Seninle oturup muhabbet etmişliğimiz, çay içmişliğimiz yok. Üsküdar'da buluşmak için sözleşmiş ancak buluşamamıştık. Telefonlar alındı verildi, günler belirlendi. Ancak olmadı. Bir fotoğrafımız bile yok seninle. Tanışsaydık ne olurdu, nasıl olurdu aramız bilemiyorum. Muhtemelen benim tez canlılığımı dindirmeye çalışırdın sürekli. Bahsetmiş miydin çevrene sahi benden? Şöyle bir çocuk var taa Erzincan'da. Dergi, yazı çizi filan uğraşıyor, çok heyecanlı. Nasıl sitem etmiştin bana hatırlıyor musun? "Yazı gönderiyorsun internet sitesinde yayınlıyoruz, tam olarak ne istiyorsun?" diye :) Sahi ya tam olarak ne istiyorum? Hala bilmiyorum abi. Uyumak istiyorum mesela. Şöyle rahatça, sabahı düşünmeden, sabahın getireceklerini düşünmeden uzun bir uyku istiyorum. Seninle tanışmak istiyorum mesela. Üsküdar'da buluşup, gülümseyerek seninle sohbet etmek istiyorum. Ne garip değil mi? Binlerce kilometre uzakta biri var. Daha önce ne görmüş ne etmiş seni ama böyle istekleri oluşmuş sana karşı. Abi, iyi adamsın be! Kaderin cilvesi bize yanaştı yine. Sahi vaktin olsa buluşur muyduk bu sefer?
"Dergimize sahip çıkın" demiştin bir keresinde. İnan elimden geleni yapıyorum ama şu an ne haldedir ne durumdadır bilemiyorum abi. Ya kardeşim ne yapıyorsunuz? Bülent Abi dergiyi bana emanet etti, gelin hadi bir şeyler yapalım canlı tutalım dergimizi de diyemem, haddime değil. İçimde dizginlemeye çalıştığım heyecanım, sinmişliğimle birleşince ortaya bu çıkıyor abi. Koşmak isteyen ama koşamayan, konuşmak isteyen ama konuşamayan biri. Yine dürteceğim ama sana söz. Dergimize sahip çıkacağım.
Beni sorar isen, uzaktan bakıldığında pek bir değişim yok aslında. Yine işsiz sayılırım :) Ama yaklaştıkça epey değişen bir hayatım var. Şiirden epey uzağım bu aralar mesela abi. Şimdi bakıyorum da sadece bir tevafuk yahut bir işaret midir bilinmez o günden sonra şiirden yavaşça uzaklaşmaya başladım. Şu an epey uzağımda bir silüet gibi şiir. Yeniden döneceğim, inanıyorum. Bir de bir mevzu var abi, derin bir mevzu. Nasıl denir? Şey bir kız seviyorum o da beni seviyor abi, inanır mısın? Ben hala inanamıyorum çünkü. İşte halim budur Bülent Abi. Abi seninle tanışmadık, şöyle oturamadık bir yerde rahat rahat ama özleme hakkım vardır değil mi? Özlüyorum seni be abi.
Son olarak Erzincan'dan hasretle selam eder, ellerinden öperim.
İyi işler yapmaya çalışan Furkan.


