13 Haziran 2024 Perşembe

vedaların en hası

 

 


 
    Bugünlerde yaşamın içerisinde merdivenlerden aşağı doğru yuvarlanan çatlak bir cam şişe gibi devinip duruyorum. Ne kadar avareliğe perçinlenmiş olsa da ruhum, bugünlerde yanlış bir yanılsama olduğunu anlıyorum her şeyin. Bir düzene tabii olmak istiyorum ve bunu elde etmem için de bir şeylerle artık vedalaşmam gerektiğinin farkındayım. Öncelikle kendimle vedalaşmam lazım daha sonra çocukluğumla öyledir ya; insanın çocukluğu ve kendisi iki ayrı kutup olarak oradan oraya çekiştirilip durur ömür boyunca. 
 
    Bu zorunlu ve biraz da erken seçimde muhtemelen her zaman yaptığım gibi yine yanlış şıkkı işaretleyeceğim. Bunun için de inatlaşmanın başladığı o korku ırmağının kenarına dahi yaklaşmak istemiyor ve içime dönüyorum. Vedalardan kaçmıyorum, sırtımı dönmüyorum bu zorunlu seçim mevsimine sadece seçeneklerimi değiştiriyorum. Gerçeklik ve hayal koyuyorum iki kutba ve hiçbiri beni çekiştiremiyor. Çünkü seçeneğim daha bu oyunun en başında belliydi. Gerçeklikle vedalaşıyorum, gözlerim yine de doluyor ama ağlayamıyorum son 10 yıldır olduğu gibi. Otogar kokusu, telaşlı insanlar, isli camlar ve veda. Akşamın dondurucu ve gündüzün kavurucu sıcağından ikindinin kısa ama tatlı ferahlığına sığınıyorum. Bavulum yok, biletim yok, gözyaşlarım yok, sadece gittiğim yol belli ve oraya ulaşında ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok. 
 
    Sadece gidiyorum vakit gündüz de değil gece de değil bir ikindi vakti... 
 
    Elvada...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bülent ağabeyin ardından

Anadolu'nun en uzağında, gecenin ortasında bir anı vurdu hafızamın kıyısına; talihimin gülümsediği anların birinde "Artık İzdiham e...