Gözüktüğüm aynalarda ne kadar gamsız, kedersiz, telaşsız olduğum söylenir hep yüzüme. Halbuki içimin kurak ırmaklarını göstermek için göğsümden hızla akan mızrakları sökmem lazım. Sökebilir miyim? bari sen konuş Cahit Abi duvarlar artık cevap vermiyor. Bir zamanlar yani epey uzun zamanlar önce Erzurum'a düşmüştü yolum. Bir gece kalmam gerekiyordu ve önceden yer ayırdığım otel bana sormadan -kendilerine göre beni aramışlar- odamı başkasına satmıştı Ben de kalacak yerim olmadığını öğrendiğim o an hemen çalıştırdım saksıyı zaten genellikle böyle anlarda çalışır benim saksı. Cami, otogar, olmadı karakola gider kalacak yerim yok derim diye düşünürken öğrenci yurdundan bozma bir yerde "Ulan benim şansıma burada da yer yoktur" dedim kendi kendime ama içimden bir ses yine de şansımı denememi söylemişti. O sesin sayesinde kelimenin tam anlamıyla kutu gibi bir odadan ibaret kalacak bir yer bulmuştum kendime. Başucunda iki çekmeceli bir komodin, bir yatak, bir masa ve plastik sandalye, bir de dolap küçük bir balkonu da cabası. Tam Demirkubuz filmi anlayacağınız ama huzurun o en hafif tarafındaydım resmen. İşte böyle bir mekâna ihtiyacım var şimdi, yarını düşünmeden uyumam lazım. Sabahın gelip gelmemesini umursamayarak girmem lazım gecenin koynuna. Gündüzleri de en az geceler kadar sevebilmeliyim. Ne ruhum teleşlı olmalı artık ne bedenim kaygısız.
10 Eylül 2024 Salı
telaşlı ruhumun kaygısız bedeni
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
bülent ağabeyin ardından
Anadolu'nun en uzağında, gecenin ortasında bir anı vurdu hafızamın kıyısına; talihimin gülümsediği anların birinde "Artık İzdiham e...
-
Anadolu'nun en uzağında, gecenin ortasında bir anı vurdu hafızamın kıyısına; talihimin gülümsediği anların birinde "Artık İzdiham e...
-
Ve yıl 2015 heyecanla indiğim anı daha dün gibi hatırlarım otobüsten. Eşyalar, kalabalıklar ve deniz binlerce kilometre gerimde ...
-
Biliyorsunuz aralıksız bir şekilde mekik dokuyan bir dikiş makinası misali gündemi olan bir ülkeyiz artık. Bu köşede sadece ipliğin ucunu...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder